<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Misafir Kalemler arşivleri - İnkişaf D&uuml;ş&uuml;nce Platformu</title>
	<atom:link href="https://inkisafplatformu.com/category/misafir-kalemler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://inkisafplatformu.com/category/misafir-kalemler/</link>
	<description>İnkişaf D&#252;ş&#252;nce Platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Jul 2026 11:18:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://inkisafplatformu.com/wp-content/uploads/2025/06/cropped-d2-150x150.png</url>
	<title>Misafir Kalemler arşivleri - İnkişaf D&uuml;ş&uuml;nce Platformu</title>
	<link>https://inkisafplatformu.com/category/misafir-kalemler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">245782574</site>	<item>
		<title>Hicretin İslâm Toplumunun İnşasındaki Rolü</title>
		<link>https://inkisafplatformu.com/hicretin-islam-toplumunun-insasindaki-rolu/</link>
					<comments>https://inkisafplatformu.com/hicretin-islam-toplumunun-insasindaki-rolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Misafir Kalemler]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:09:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ashab-ı Suffe]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama]]></category>
		<category><![CDATA[Buâs Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ensar]]></category>
		<category><![CDATA[Esmâ bint Ebû Bekir]]></category>
		<category><![CDATA[Evs ve Hazrec]]></category>
		<category><![CDATA[hicret]]></category>
		<category><![CDATA[hicretin sosyal boyutu]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[İslam medeniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[İslam tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İslam toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[İslam'da kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[İslam'da şehirleşme]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[Medine]]></category>
		<category><![CDATA[Medine toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Medine Vesikası]]></category>
		<category><![CDATA[Medine'ye hicret]]></category>
		<category><![CDATA[Mekke]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Nebevî]]></category>
		<category><![CDATA[muâhât]]></category>
		<category><![CDATA[muhacir]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Rufeyde el-Eslemiyye]]></category>
		<category><![CDATA[Şifâ bint Abdullah]]></category>
		<category><![CDATA[siyer]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal entegrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal barış]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bütünleşme]]></category>
		<category><![CDATA[ümmet]]></category>
		<category><![CDATA[ümmet bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://inkisafplatformu.com/?p=1804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye gerçekleştirdiği hicret, yalnızca coğrafî bir yer değişikliği veya baskı ve işkenceden kurtulma girişimi değildir. Bilakis bu hadise, davet döneminden devlet ve toplum inşası&#8230;</p>
<p><a href="https://inkisafplatformu.com/hicretin-islam-toplumunun-insasindaki-rolu/">Hicretin İslâm Toplumunun İnşasındaki Rolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://inkisafplatformu.com">İnkişaf D&uuml;ş&uuml;nce Platformu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye gerçekleştirdiği hicret, yalnızca coğrafî bir yer değişikliği veya baskı ve işkenceden kurtulma girişimi değildir. Bilakis bu hadise, davet döneminden devlet ve toplum inşası dönemine geçişi temsil eden stratejik bir dönüşüm sürecidir. Bu süreçte, daha önce benzeri görülmemiş medenî ve sosyal ilkeler üzerine kurulu yeni bir toplum modeli inşa edilmiş; Hz. Peygamber (s.a.v.), uyumlu, güçlü ve dayanışma içerisinde bir sosyal yapı oluşturmayı başarmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Medine’ye ulaştığında gerçekleştirdiği ilk faaliyetlerden biri mescidin inşası olmuştur. Bu tercih, mescidin yalnızca ibadet mekânı değil, aynı zamanda sosyal hayatın merkezi olarak tasarlandığını göstermektedir. Mescid; Müslümanların toplumsal meselelerini müzakere ettikleri bir meclis, yeni değerlerini öğrendikleri bir eğitim kurumu, anlaşmazlıkların çözüldüğü bir yargı merkezi ve ihtiyaç sahipleriyle yolcular için bir sığınak işlevi görmüştür.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu merkezî yapı sayesinde toplum içerisinde mutlak bir eşitlik anlayışı tesis edilmiş; zengin ile fakir, efendi ile köle aynı safta yer alarak cahiliye toplumundan miras kalan sınıfsal ayrımlar fiilen ortadan kaldırılmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hicretin en önemli sosyal boyutlarından biri, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) muhacirlerle ensar arasında tesis ettiği kardeşlik uygulamasıdır (muâhât). Bu uygulama, Mekke’de mallarını ve yurtlarını terk etmek zorunda kalan muhacirlerle Medineli Müslümanlar arasında yalnızca duygusal bir dayanışma değil, karşılıklı hak ve sorumluluklar doğuran dinî ve toplumsal bir bağ oluşturmuştur. Hatta başlangıçta miras paylaşımına kadar uzanan bu uygulama, daha sonra miras hükümlerinin nazil olmasıyla kaldırılmıştır.¹</p>
<p style="font-weight: 400;">Ensar, fedakârlık konusunda tarihe örnek olacak bir tavır sergilemiştir. Bunun en meşhur örneklerinden biri, Sa‘d b. Rebî‘ ile Abdurrahman b. Avf arasında yaşanmıştır. Sa‘d b. Rebî‘, malının yarısını kardeşi Abdurrahman b. Avf’a teklif etmiş; ancak o, “Allah aileni ve malını bereketlendirsin; bana çarşının yolunu göster.” diyerek bu teklifi kabul etmemiştir.²</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu uygulama, günümüz terminolojisiyle ifade edilecek olursa, mülteci krizinin demografik, ekonomik ve psikolojik boyutlarını izolasyon kampları oluşturmadan, doğrudan ev sahibi toplumun sosyal dokusuna entegre ederek çözüme kavuşturan örnek bir modeldir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hz. Peygamber (s.a.v.), Medine’de Müslümanlar, müşrikler ve Yahudilerden oluşan çok kültürlü bir toplumla karşılaşmıştır. Bu toplumsal yapının yönetilebilmesi amacıyla “Medine Vesikası” adı verilen tarihî belge hazırlanmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu vesika, insanlık tarihinin ilk yazılı şehir anayasalarından biri olarak kabul edilmektedir. Belgede, toplumsal ilişkiler yalnızca din temelli değil; ortak vatandaşlık, komşuluk ve karşılıklı sorumluluk ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Metinde, Yahudilerin dinlerinde serbest oldukları, Müslümanların da kendi dinlerini yaşayacakları ve bütün tarafların Medine’yi dış saldırılara karşı birlikte koruyacakları hükme bağlanmıştır.³</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu yaklaşım, çoğulculuk, farklılıklara saygı ve toplumsal güvenlik ilkelerinin kurumsallaşmasını sağlamıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">İslâm öncesinde Yesrib toplumu, Evs ve Hazrec kabileleri arasında uzun yıllar süren iç savaşlar sebebiyle derin bir parçalanma yaşamaktaydı. Özellikle Buâs Savaşı, bu ayrışmanın zirve noktalarından biri olmuştur.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hicret, bu sosyal kırılmayı ortadan kaldırarak soy ve kabile bağlarının yerine iman ve kardeşlik bağını yerleştirmiştir. Daha önce birbirleriyle savaşan topluluklar, “Ensar” kimliği altında birleşmiştir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kur’ân-ı Kerîm’de bu durum şu şekilde ifade edilmektedir:</p>
<p style="font-weight: 400;">
<div class="penci-pullqoute align-none">
<blockquote><p>“<em>Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşmandınız da O, kalplerinizi uzlaştırdı ve O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz</em>.” (Âl-i İmrân, 3/103).</p></blockquote>
</div>
<p style="font-weight: 400;">Bazı Yahudilerin Evs ve Hazrec arasındaki eski düşmanlıkları yeniden canlandırma girişimleri karşısında Hz. Peygamber (s.a.v.) derhal müdahale etmiş ve şöyle buyurmuştur:</p>
<p style="font-weight: 400;">
<div class="penci-pullqoute align-none">
<blockquote><p>“<em>Ben sizin aranızdayken hâlâ cahiliye davası mı güdüyorsunuz?</em>”⁴</p></blockquote>
</div>
<p style="font-weight: 400;">Bu müdahale, yeni kurulan toplumsal birliğin korunmasında önemli bir rol oynamıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Muhacirlerin önemli bir kısmı ticaretle uğraşıyor ve Medine’nin tarım ekonomisine yabancı bulunuyordu. Ayrıca Mekke’deki sermayelerini de geride bırakmışlardı. Buna karşılık Medine’de tarımsal üretim ensarın elindeydi; ticaret ve pazar faaliyetlerinde ise Yahudiler etkiliydi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu ekonomik dengesizliği gidermek amacıyla İslâm hukuku çerçevesinde ortak üretim modelleri (müzâraa ve müsâkāt) uygulanmış, ayrıca Hz. Peygamber (s.a.v.) Müslümanlar için faiz ve tekelleşmeden uzak bağımsız bir pazar kurmuştur. Böylece muhacirlerin ekonomik bağımsızlıkları korunmuş, sosyal onurları muhafaza edilmiş ve toplumun genel istikrarı sağlanmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hicret sürecinde Müslüman kadınlar önemli görevler üstlenmişlerdir. Özellikle Esmâ bint Ebû Bekir (r.a.), Sevr Mağarası’nda bulunan Hz. Peygamber’e (s.a.v.) ve Hz. Ebû Bekir’e (r.a.) yiyecek ve haber ulaştırarak kritik bir lojistik destek sağlamıştır.⁵</p>
<p style="font-weight: 400;">Medine toplumunda kadınlar sosyal hayata aktif biçimde katılmışlardır. Yaralıların tedavisinde görev almış, istişare süreçlerine iştirak etmiş ve ekonomik faaliyetlerde bulunmuşlardır. Rufeyde el-Eslemiyye (r.a.) mescid bünyesinde sağlık hizmetleri yürütmüş, Şifâ bint Abdullah (r.a.) ise çarşı denetimi görevini üstlenmiştir. Daha sonraki dönemde Hz. Ömer (r.a.) tarafından resmî olarak pazar denetimiyle görevlendirilmiştir.⁶</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu gelişmeler, İslâm toplumunda kadının aktif sosyal katılımının tarihî temellerini ortaya koymaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hicretin en önemli sosyal sonuçlarından biri de toplumun zayıf ve dezavantajlı kesimlerini koruyan bir sosyal güvenlik sisteminin oluşturulmasıdır. Bunun en belirgin örneği, mescidin arka kısmında barınan Ashâb-ı Suffe topluluğudur.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hz. Peygamber (s.a.v.), onların ihtiyaçlarıyla bizzat ilgilenmiş, sahabeyi onları misafir etmeye teşvik etmiş ve kendi imkânlarını da onlarla paylaşmıştır. Ashâb-ı Suffe toplumdan dışlanmamış, aksine Kur’ân eğitimi alan seçkin bireyler hâline gelmiş ve zaman içerisinde üretken bireyler olarak topluma entegre olmuşlardır.⁷</p>
<p style="font-weight: 400;">Hicret, insan ve toplum merkezli kapsamlı bir medeniyet projesidir. Hz. Peygamber (s.a.v.), dinlerini korumak için yurtlarından ayrılan muhacirleri ve uzun yıllar birbirleriyle mücadele eden ensarı ortak bir ideal etrafında birleştirerek güçlü bir ümmet meydana getirmiştir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Adalet, eşitlik, vatandaşlık bilinci ve sosyal dayanışma ilkeleri üzerine inşa edilen bu model, günümüzde de mülteci krizlerinin yönetimi, farklı etnik ve kültürel toplulukların bütünleştirilmesi ve barış içinde birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesi bakımından insanlığa önemli bir örnek sunmaktadır.</p>
<p style="text-align: right;">Yazar: Cafer Aykut</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Kaynakça</strong></p>
<ol style="font-weight: 400;">
<li>Kur’ân-ı Kerîm, Âl-i İmrân, 3/103.</li>
<li>Sahih-i Buhari, “Bâbu İḫâʾi’n-Nebî beyne’l-Muhâcirîn ve’l-Ensâr”, hadis no: 3781.</li>
<li>Siret-i İbn Hişam, Beyrut: Dârü’l-Ma‘rife, ilgili bölüm: “Ṣaḥîfetü’l-Medîne”.</li>
<li>Tafsir Ibn Kathir, Âl-i İmrân 3/103 tefsiri.</li>
<li>Sahih-i Buhari, Hicret bölümü.</li>
<li>El-Tabaqatü’l Kübra, Beyrut: Dâr Sâdır.</li>
<li>Hilyetu’l Evliya, “Zikrü Ehli’s-Suffe”.</li>
</ol>
<p><a href="https://inkisafplatformu.com/hicretin-islam-toplumunun-insasindaki-rolu/">Hicretin İslâm Toplumunun İnşasındaki Rolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://inkisafplatformu.com">İnkişaf D&uuml;ş&uuml;nce Platformu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://inkisafplatformu.com/hicretin-islam-toplumunun-insasindaki-rolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1804</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gurbette Ölüm</title>
		<link>https://inkisafplatformu.com/gurbette-olum/</link>
					<comments>https://inkisafplatformu.com/gurbette-olum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Keser]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 13:50:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Keser]]></category>
		<category><![CDATA[Gurbet]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://inkisafplatformu.com/?p=1733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her insan, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, Allah tarafından kendisine takdir edilen hayat süresi sona erdiğinde ölümü tadacaktır. Kur’an-ı Kerim bu hakikati açık bir şekilde hatırlatır: “Her nefis ölümü tadacaktır&#8230;” (Âl-i&#8230;</p>
<p><a href="https://inkisafplatformu.com/gurbette-olum/">Gurbette Ölüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://inkisafplatformu.com">İnkişaf D&uuml;ş&uuml;nce Platformu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;">
<p>Her insan, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, Allah tarafından kendisine takdir edilen hayat süresi sona erdiğinde ölümü tadacaktır. Kur’an-ı Kerim bu hakikati açık bir şekilde hatırlatır:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;">“<i>Her nefis ölümü tadacaktır</i>&#8230;” (Âl-i İmrân, 3/185).</p>
</blockquote>
<p>Hiç kimse bu gerçekten kaçamaz; zengin de olsa fakir de yakında da olsa uzakta da genç de olsa yaşlı da. Bu durum bir başka ayette de şöyle ifade edilmiştir:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;">“<i>Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir</i>.” (Nisâ, 4:78).</p>
</blockquote>
<p>Ölüm gerçeğiyle yüzleşmek, insana en zor gelen durumlardan biridir. Özellikle gurbette yaşayan bireyler için bu süreç, daha ağır bir duygusal yük oluşturur. Uzun zamandır görüşülmeyen aile bireylerinden birinin &#8211;<i>anne, baba, kardeş ya da yakın bir akrabanın</i>&#8211; vefat haberini almak, kişinin yalnızlık hissini derinleştirir. Yakınlarının yanında olamamak, zor zamanlarında onlara destek verememek veya cenaze merasimlerine katılamamak, yas sürecini daha da zorlaştıran etkenlerdir.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.) müminlere ölümü sıkça hatırlamalarını tavsiye etmiştir:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;">“<i>Lezzetleri yok eden ölümü çokça hatırlayınız</i>.” (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 26).</p>
</blockquote>
<p>Bu tavsiye, hayatı karartmak amacıyla değil; dünyanın geçici, ahiretin ise ebedî olduğunu hatırlatmak içindir. Ölüm gerçeğini zihinde canlı tutmak, bireyin karşılaştığı kayıplar karşısında metanetli olmasına katkı sağlar.</p>
<p>Ölüm, mutlak bir kayıp değildir. O bir “<i>mekân değişikliğidir</i>.” Ruh, bu dar dünya odasından çıkarak ebediyetin geniş ufuklarına yönelir. Dolayısıyla ölüm, bir son değil, ilahî bir planın parçası ve yeni bir başlangıçtır. Nitekim pek çok büyük zat yakınlarının haberlerini aldıklarında derin bir hüzün yaşamış ve ertesi gün gözyaşları içinde gıyabî cenaze namazı kıldıklarına şahit olmuşuzdur.</p>
<p>Müminin ölüm karşısındaki tavrında <i>sabır, teslimiyet ve iman</i> esas unsurlardır. Hayatta kalanlar için ölüm, sabırla sınanma vesilesidir. Enes b. Mâlik (r.a.)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte bu husus şöyle ifade edilmiştir:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: center;">“<i>Gerçek sabır, musibetin ilk şokunu yediğin anda gösterdiğin sabırdır</i>.”<br />
(Buhârî, Cenâiz 32, 43; Ahkâm 11; Müslim, Cenâiz 14–15).</p>
</blockquote>
<p>Dolayısıyla mümin, kayıp karşısında metanetli olmalı ve teslimiyetini korumalıdır.</p>
<p>Birbirinden uzakta yaşayanlar, özellikle farklı ülkelerde yaşayanların, aile bireylerine destek olma biçimleri ise hem maddî hem manevî yönler taşır. Fizikî olarak yanlarında olunamasa da yakınlarla düzenli iletişim kurmak, taziyede bulunmak ve sabır dilemek önemli bir manevî destektir. Bunun yanı sıra cenaze ve taziye süreçlerine maddî katkı sunmak, dayanışmanın bir göstergesidir.</p>
<p>Ayrıca vefat eden kişi adına <i>sadaka-i cariye</i> başlatmak, öğrencilere destek olmak, yetimleri doyurmak, su kuyusu açmak veya ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunmak hem İslâmî hem insani açıdan anlamlı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Bu tür uygulamalar, hem ölen kişinin ruhuna bağışlanacak sevap açısından hem de toplumsal dayanışma açısından önemlidir.</p>
<p>Sonuç olarak, ölüm gerçeği bireysel olduğu kadar toplumsal bir olgudur. Özellikle gurbette yaşanan kayıplar, dini inanç, sabır ve dayanışma kavramlarının önemini daha görünür kılar. İslâm’ın ölüm anlayışı, kaybı mutlak bir son olarak değil, ebedî bir âleme geçiş olarak görür. Bu bakış açısı, gurbetteki Müslümanlar için hem teselli hem de sabır kaynağıdır.</p>
<p>“Ey Rabbimiz! Dünden bugüne hizmet-i imaniye ve Kur’aniye’ye omuz vermiş, Nâm-ı Celîl-i Muhammedî’yi bayraklaştırma uğruna dünyanın dört bir yanına dağılmış, hizmet ederken vefat etmiş tüm kardeşlerimizin mekânlarını cennet eyle. Onlara rahmetinle muamelede bulun, Ya Rab.”</p>
</div>
<p><a href="https://inkisafplatformu.com/gurbette-olum/">Gurbette Ölüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://inkisafplatformu.com">İnkişaf D&uuml;ş&uuml;nce Platformu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://inkisafplatformu.com/gurbette-olum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1733</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bana İmtihanın Sırrını Söyleyin!</title>
		<link>https://inkisafplatformu.com/bana-imtihanin-sirrini-soyleyin/</link>
					<comments>https://inkisafplatformu.com/bana-imtihanin-sirrini-soyleyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdulhamit Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 20:46:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat & Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulhamit Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[imtihan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://inkisafplatformu.com/?p=1703</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bana imtihanın sırrını söyleyin. Mecalime derman bırakın, Bir hafta üç gün belki çok yakın. Belki giderim yarın öğleyin. Bana aydınlık yolu gösterin.  Nehirden dalga dalga akın, Gönlünü elden ayaktan sakın.&#8230;</p>
<p><a href="https://inkisafplatformu.com/bana-imtihanin-sirrini-soyleyin/">Bana İmtihanın Sırrını Söyleyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://inkisafplatformu.com">İnkişaf D&uuml;ş&uuml;nce Platformu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<pre style="text-align: left;"><em>Bana imtihanın sırrını söyleyin.</em>

<em>Mecalime derman bırakın,</em>

<em>Bir hafta üç gün belki çok yakın.</em>

<em>Belki giderim yarın öğleyin.</em></pre>
<pre style="text-align: left;"><em>Bana aydınlık yolu gösterin.<span class="Apple-converted-space"> </span></em>

<em>Nehirden dalga dalga akın,</em>

<em>Gönlünü elden ayaktan sakın.</em>

<em>Gök kocaman olmuş, yer derin.</em></pre>
<pre style="text-align: left;"><em>Bana gelen bir sesidir neyin.<span class="Apple-converted-space"> </span></em>

<em>Uzaktan buraya bir bakın,</em>

<em>Prangayı boğazımıza takın.</em>

<em>Hangi çile bu, çilesi neyin?</em></pre>
<pre style="text-align: left;"><em>Bana mavi bir yol peyleyin.</em>

<em>Ellerimle yoluma kattığım akın</em>

<em>Levni değdi gönlüme, nerde firakın?</em>

<em>Hadi bana şu imtihanı artık bi deyin.!</em></pre>
<p style="text-align: left;">
<p><a href="https://inkisafplatformu.com/bana-imtihanin-sirrini-soyleyin/">Bana İmtihanın Sırrını Söyleyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://inkisafplatformu.com">İnkişaf D&uuml;ş&uuml;nce Platformu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://inkisafplatformu.com/bana-imtihanin-sirrini-soyleyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1703</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
